Epey Murat Çelik

Epey

Epey, geçmişin çukurundan aileye ve “ben”e dair ayrıntıların çıkarıldığı, anlamın seyrini aksatmayan parçalarla örülmüş, sinematografik bir öyküler toplamı. Murat Çelik, zamanı, kitaba adını veren tek sözcükle, gürültü...
Stokta var
Kargo Ücreti: 45,00 TL
indirimli
72,20TL
Taksitli fiyat: 9 x 9,19TL
9786051855721
1118888
Epey
Epey
72.20

Epey, geçmişin çukurundan aileye ve “ben”e dair ayrıntıların çıkarıldığı, anlamın seyrini aksatmayan parçalarla örülmüş, sinematografik bir öyküler toplamı. Murat Çelik, zamanı, kitaba adını veren tek sözcükle, gürültü etmeden incitiyor. Hafızanın yaralarını sarmak için sakin karşılaşmalar kurguluyor ve uyanmadıkça bitmeyen rüyalara davet ediyor bizi.


Tamamlanmaya hevessiz, uyumsuz, pürüzlü ve mağrur! Epey, fısıltılarla tuz buz olacak bir yapboz.


Parçalardan birini mutlaka kaybedeceksiniz ve asıl hikâye o zaman başlayacak…


Gövdemi saldım, sonsuz bir salıncak oluverdi ip. Sallana sallana çıktım yanlarına. Boğazıma sarıldılar hemen. Beni beklemişler bunca yıl. Bunca yıldır nerelerdeymişim. Kollarımdan tuttular, çekiştire çekiştire dar ve karanlık bir koridorun sonuna götürdüler. Pencerenin altındaki küvete oturduk. Giysilerimi çıkardılar.


Ağzıma tatlı bir elma tıkadılar oysa ben ekşi isterdim; bir şey diyemedim. Suyla ovdular her yerimi. Her yerim kan kan oluverdi bir anda. Korktular. Korkudan yüzlerinin şekilleri değişti. Kaçtılar. Bağırdım arkalarından: Siz öldürdünüz beni, siz.



(Tanıtım Bülteninden)


Kitabın Özellikleri
Hamur Tipi:
1. Hamur
Stok Kodu:
9786051855721
Boyut:
13,5 x 19,5
Sayfa Sayısı:
120
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2021
Kapak Türü:
İnce Kapak
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe

Epey, geçmişin çukurundan aileye ve “ben”e dair ayrıntıların çıkarıldığı, anlamın seyrini aksatmayan parçalarla örülmüş, sinematografik bir öyküler toplamı. Murat Çelik, zamanı, kitaba adını veren tek sözcükle, gürültü etmeden incitiyor. Hafızanın yaralarını sarmak için sakin karşılaşmalar kurguluyor ve uyanmadıkça bitmeyen rüyalara davet ediyor bizi.


Tamamlanmaya hevessiz, uyumsuz, pürüzlü ve mağrur! Epey, fısıltılarla tuz buz olacak bir yapboz.


Parçalardan birini mutlaka kaybedeceksiniz ve asıl hikâye o zaman başlayacak…


Gövdemi saldım, sonsuz bir salıncak oluverdi ip. Sallana sallana çıktım yanlarına. Boğazıma sarıldılar hemen. Beni beklemişler bunca yıl. Bunca yıldır nerelerdeymişim. Kollarımdan tuttular, çekiştire çekiştire dar ve karanlık bir koridorun sonuna götürdüler. Pencerenin altındaki küvete oturduk. Giysilerimi çıkardılar.


Ağzıma tatlı bir elma tıkadılar oysa ben ekşi isterdim; bir şey diyemedim. Suyla ovdular her yerimi. Her yerim kan kan oluverdi bir anda. Korktular. Korkudan yüzlerinin şekilleri değişti. Kaçtılar. Bağırdım arkalarından: Siz öldürdünüz beni, siz.



(Tanıtım Bülteninden)


Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat