Mitolojik Kökleri ve Simgeleriyle Avrasya Kültürü Mehmet Ulusoy

Mitolojik Kökleri ve Simgeleriyle Avrasya Kültürü

Avrasya, neden bir coğrafyadan, küresel bir siyasal tanımlamadan öte, kültürel bir olgu ve kavramdır? Avrasya tanımındaki, onun arkasına gizlenmiş emperyalist amaç ve stratejiler ile antiemperyalist amaç ve stratejiler hangi noktalarda...
Stokta var
Kargo Ücreti: 99,00 TL
indirimli
292,60TL
Taksitli fiyat: 9 x 38,36TL
Havale/EFT ile: 286,75TL
9786259578958
1417469
Mitolojik Kökleri ve Simgeleriyle Avrasya Kültürü
Mitolojik Kökleri ve Simgeleriyle Avrasya Kültürü
292.6

Avrasya, neden bir coğrafyadan, küresel bir siyasal tanımlamadan öte, kültürel bir olgu ve kavramdır? Avrasya tanımındaki, onun arkasına gizlenmiş emperyalist amaç ve stratejiler ile antiemperyalist amaç ve stratejiler hangi noktalarda çarpışmaktadır bugün? Bu çarpışma, neden salt siyasal-toplumsal değil de, aynı zamanda kapitalizmi aşan yeni bir toplum, yeni bir dünya ve yeni bir insanlık projesine dayanan derin kültürel-ideolojik bir çarpışmadır?
Avrasya'yı asıl belirleyen ortak tarihsel, kültürel kökler olsa da, ortak coğrafyanın da ayrıca belirleyici bir rolü, "coğrafya kaderdir" sözünün bir anlamı yok mudur? Pasifik'ten, Kore ve Çin'den, Atlantik'e, Avrupa uçlarına bu uçsuz bucaksız Sibirya, Turan ve Deşti Kıpçak toprakları, neden bugün Türk, Rus, Fars ve Çin uluslarının ortak kaderini belirleyen bir olgudur?
Dünya ekonomik-siyasal güç merkezinin Çin ve Rusya odaklı Asya'ya kaydığı günümüzde ve bütün 21. yüzyıl ve ötesinde, Avrasya'nın tarihsel, toplumsal, kültürel potansiyel dinamikleri insanlığın gelecek umutlarını, ideallerini nasıl ve ne yönde etkileyecektir? Bu etkilemenin en önemli boyutu, hatta temel nedeni, Batı'dan çok çok önce büyük uygarlıklara analık ve beşiklik yapan, insanlık kültürünün doğup, gelişip harmanlandığı derin kültürel kökler olabilir mi?
Avrasya, kapitalizmi aşan yeni bir uygarlık, yeni bir dünya umudunun adıdır artık. Bu böyle olması aynı zamanda, yaklaşık 500 yıllık Batı uygarlığının çürümesi ve çöküş içinde olması anlamına gelmiyor mu? Peki Batı neden çürüyüp ve çöküyor? Bu bağlamda uygarlıkların yükseliş ve çöküş dinamikleri bize neyi gösteriyor?
Avrasya dünyasının siyasal, toplumsal ve kültürel ortak ögelerini ve derinliklerini son üç bin yıldır büyük ölçüde belirleyen Türk-Turan kavimlerinin büyük imparatorluklar kurarak gerçekleştirdiği bu belirleyicilik, bugün bizim için kültürel olarak ne gibi bir anlam taşıyor? Rus, Çin ve Fars kültürlerindeki Turani-Türk etkeninin temel nedeni, neden Bütün Avrasya'yı kucaklayan İskit, Hun, Göktürk ve Moğol adlı yaklaşık iki bin yıl dünya toplumsal ve siyasal oluşumlarını belirleyen büyük imparatorluklardır?
Bu soruların yanıtlarını ve bağlantılı başka birçok boyutlar içeren bir Avrasya'dır bu kitabın konusu...



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabın Özellikleri
Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786259578958
Boyut:
13,5 x 21
Sayfa Sayısı:
280
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe

Avrasya, neden bir coğrafyadan, küresel bir siyasal tanımlamadan öte, kültürel bir olgu ve kavramdır? Avrasya tanımındaki, onun arkasına gizlenmiş emperyalist amaç ve stratejiler ile antiemperyalist amaç ve stratejiler hangi noktalarda çarpışmaktadır bugün? Bu çarpışma, neden salt siyasal-toplumsal değil de, aynı zamanda kapitalizmi aşan yeni bir toplum, yeni bir dünya ve yeni bir insanlık projesine dayanan derin kültürel-ideolojik bir çarpışmadır?
Avrasya'yı asıl belirleyen ortak tarihsel, kültürel kökler olsa da, ortak coğrafyanın da ayrıca belirleyici bir rolü, "coğrafya kaderdir" sözünün bir anlamı yok mudur? Pasifik'ten, Kore ve Çin'den, Atlantik'e, Avrupa uçlarına bu uçsuz bucaksız Sibirya, Turan ve Deşti Kıpçak toprakları, neden bugün Türk, Rus, Fars ve Çin uluslarının ortak kaderini belirleyen bir olgudur?
Dünya ekonomik-siyasal güç merkezinin Çin ve Rusya odaklı Asya'ya kaydığı günümüzde ve bütün 21. yüzyıl ve ötesinde, Avrasya'nın tarihsel, toplumsal, kültürel potansiyel dinamikleri insanlığın gelecek umutlarını, ideallerini nasıl ve ne yönde etkileyecektir? Bu etkilemenin en önemli boyutu, hatta temel nedeni, Batı'dan çok çok önce büyük uygarlıklara analık ve beşiklik yapan, insanlık kültürünün doğup, gelişip harmanlandığı derin kültürel kökler olabilir mi?
Avrasya, kapitalizmi aşan yeni bir uygarlık, yeni bir dünya umudunun adıdır artık. Bu böyle olması aynı zamanda, yaklaşık 500 yıllık Batı uygarlığının çürümesi ve çöküş içinde olması anlamına gelmiyor mu? Peki Batı neden çürüyüp ve çöküyor? Bu bağlamda uygarlıkların yükseliş ve çöküş dinamikleri bize neyi gösteriyor?
Avrasya dünyasının siyasal, toplumsal ve kültürel ortak ögelerini ve derinliklerini son üç bin yıldır büyük ölçüde belirleyen Türk-Turan kavimlerinin büyük imparatorluklar kurarak gerçekleştirdiği bu belirleyicilik, bugün bizim için kültürel olarak ne gibi bir anlam taşıyor? Rus, Çin ve Fars kültürlerindeki Turani-Türk etkeninin temel nedeni, neden Bütün Avrasya'yı kucaklayan İskit, Hun, Göktürk ve Moğol adlı yaklaşık iki bin yıl dünya toplumsal ve siyasal oluşumlarını belirleyen büyük imparatorluklardır?
Bu soruların yanıtlarını ve bağlantılı başka birçok boyutlar içeren bir Avrasya'dır bu kitabın konusu...



(Tanıtım Bülteninden)

QNB Finansbank Kartları
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
2 156,54    313,08   
3 107,97    323,91   
6 55,59    333,56   
9 38,36    345,27   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat