Kör Baykuş Sadık Hidayet

Kör Baykuş

"Yirminci yüzyılın düşlemsel edebiyatında bir başyapıt”Sürrealizmin öncülerinden Philippe Soupault, Modern İran Edebiyatının kurucularından Sadık Hidayet'in 1936'da Bombay'da yayımladığı başyapıtı, “Kör Baykuş” için bu...
Stokta var
Kargo Ücreti: 45,00 TL
indirimli
36,50TL
Taksitli fiyat: 9 x 4,64TL
9786053426097
1155761
Kör Baykuş
Kör Baykuş
36.50

"Yirminci yüzyılın düşlemsel edebiyatında bir başyapıt”
Sürrealizmin öncülerinden Philippe Soupault, Modern İran Edebiyatının kurucularından Sadık Hidayet'in 1936'da Bombay'da yayımladığı başyapıtı, “Kör Baykuş” için bu nitelemeyi kullanır. Gerçeküstücülüğün babası André Breton'un "Başyapıt diye bir şey varsa o da budur" sözleriyle nitelediği bu kült roman karmaşık bir yapı ve anlam ağının üzerine kurulmuştur.


“.....bir servi ağacı ve altında Hintli Yogiler gibi çömelerek oturmuş, kamburlaştırdığı omuzları bir pelerine sarılmış yaşlı bir adam. Adam başına bir şal bağlamıştı, sol elinin işaret parmağını bir şaşkınlık ifadesiyle dudaklarına götürmüştü. Karşısında uzun, siyah bir elbise giyen bir kız eğilerek ona bir zambak uzatıyordu. Aralarından bir dere akıyordu.....”


“....Kuru ve iğrenç bir kahkahası vardı, insanın tüylerini diken diken eden, sinir bozucu, katı, alaycı bir gülüştü bu. Yüz ifadesi değişmediği için, kahkahanın tınısı sanki bir çukurun derinliklerinden geliyordu.”



(Tanıtım Bülteninden)


Kitabın Özellikleri
Hamur Tipi:
Kuşe
Stok Kodu:
9786053426097
Boyut:
12,5 x 19,5
Sayfa Sayısı:
96
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2021
Kapak Türü:
İnce Kapak
Kağıt Türü:
Kuşe
Dili:
Türkçe
Kategoriler:

"Yirminci yüzyılın düşlemsel edebiyatında bir başyapıt”
Sürrealizmin öncülerinden Philippe Soupault, Modern İran Edebiyatının kurucularından Sadık Hidayet'in 1936'da Bombay'da yayımladığı başyapıtı, “Kör Baykuş” için bu nitelemeyi kullanır. Gerçeküstücülüğün babası André Breton'un "Başyapıt diye bir şey varsa o da budur" sözleriyle nitelediği bu kült roman karmaşık bir yapı ve anlam ağının üzerine kurulmuştur.


“.....bir servi ağacı ve altında Hintli Yogiler gibi çömelerek oturmuş, kamburlaştırdığı omuzları bir pelerine sarılmış yaşlı bir adam. Adam başına bir şal bağlamıştı, sol elinin işaret parmağını bir şaşkınlık ifadesiyle dudaklarına götürmüştü. Karşısında uzun, siyah bir elbise giyen bir kız eğilerek ona bir zambak uzatıyordu. Aralarından bir dere akıyordu.....”


“....Kuru ve iğrenç bir kahkahası vardı, insanın tüylerini diken diken eden, sinir bozucu, katı, alaycı bir gülüştü bu. Yüz ifadesi değişmediği için, kahkahanın tınısı sanki bir çukurun derinliklerinden geliyordu.”



(Tanıtım Bülteninden)


Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat