Beyaz Yakalı Suç Edwin Hardin Sutherland

Beyaz Yakalı Suç

Suçlu dediğimizde kimi düşünürüz? Hırsızı, dolandırıcıyı, soyguncuyu; çoğu kez toplumun alt sınıflarıyla özdeşleştirdiğimiz kimseleri. Edwin H. Sutherland'ın elinizdeki klasik eseri, tam da bu yerleşik suç tasavvurunu altüst...
Stokta var
Kargo Ücreti: 99,00 TL
indirimli
539,00TL
Taksitli fiyat: 9 x 70,67TL
Havale/EFT ile: 528,22TL
9786059436984
1418488
Beyaz Yakalı Suç
Beyaz Yakalı Suç
539

Suçlu dediğimizde kimi düşünürüz? Hırsızı, dolandırıcıyı, soyguncuyu; çoğu kez toplumun alt sınıflarıyla özdeşleştirdiğimiz kimseleri. Edwin H. Sutherland'ın elinizdeki klasik eseri, tam da bu yerleşik suç tasavvurunu altüst eder. Çünkü suç yalnızca sokaklarda değil; şirketlerin yönetim kurullarında, saygın mesleklerin yerleşik pratiklerinde de karşımıza çıkar. Üstelik burada söz konusu olan, birkaç "ahlaksız" iş insanının münferit kabahatleri değildir. Suç, Sutherland'a göre, ne faillerin ahlaki zayıflıklarıyla ne de doğuştan geldiği iddia edilen karakter özellikleriyle açıklanabilir. Sutherland, "ayrımlı birliktelik" kavramıyla genel bir suç teorisi geliştirmeye yönelir: Tıpkı sıradan sokak suçları gibi beyaz yakalı suç da öğrenilir, aktarılır ve örgütlenir; dolayısıyla kolektif bir nitelik taşır ve giderek "iş yapmanın" olağan biçimlerinden biri hâline gelir. Bu durumda, hukuk kurallarını çiğnemek, iş dünyasının kendi kuralları ihlal edilmediği sürece itibarı zedelemeyebilir; yasa dışı yöntemler ise "ticari zorunluluk" yahut "işin gereği" olarak görülebilir.
Sutherland için şirketler, siyasal iktidar, kamu görevlileri, düzenleyici kurumlar ve hatta hukuk dünyası da birbirinden yalıtık değildir. Bu farklı alanlarda yer alan kişiler, ortak bir sınıfsal köken ve toplumsal çevrenin yanı sıra çıkar ve ilişki ağları üzerinden de birbirine bağlandıkça, beyaz yakalı suçların yalnızca işlenmesi değil, üzerlerinin örtülmesi ve cezasız bırakılması da kolaylaşır. Böyle bakıldığında beyaz yakalı suç, kapitalist düzende "ahlaki" bir sapma olarak değil, kâr arayışı, rekabet ve güç ilişkilerinin örgütlenmesi içinde süreklilik kazanan yapısal bir olgu olarak karşımıza çıkar.
Beyaz Yakalı Suç, nihayetinde bize yalnızca egemen sınıfların da suç işlediğini söylemez. Çok daha rahatsız edici bir soru sorar: Bir eylemin suç olduğuna kim karar verir ve kimler suçlu sayılmama ayrıcalığına sahiptir?



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabın Özellikleri
Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786059436984
Boyut:
13,5 x 19
Sayfa Sayısı:
508
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe

Suçlu dediğimizde kimi düşünürüz? Hırsızı, dolandırıcıyı, soyguncuyu; çoğu kez toplumun alt sınıflarıyla özdeşleştirdiğimiz kimseleri. Edwin H. Sutherland'ın elinizdeki klasik eseri, tam da bu yerleşik suç tasavvurunu altüst eder. Çünkü suç yalnızca sokaklarda değil; şirketlerin yönetim kurullarında, saygın mesleklerin yerleşik pratiklerinde de karşımıza çıkar. Üstelik burada söz konusu olan, birkaç "ahlaksız" iş insanının münferit kabahatleri değildir. Suç, Sutherland'a göre, ne faillerin ahlaki zayıflıklarıyla ne de doğuştan geldiği iddia edilen karakter özellikleriyle açıklanabilir. Sutherland, "ayrımlı birliktelik" kavramıyla genel bir suç teorisi geliştirmeye yönelir: Tıpkı sıradan sokak suçları gibi beyaz yakalı suç da öğrenilir, aktarılır ve örgütlenir; dolayısıyla kolektif bir nitelik taşır ve giderek "iş yapmanın" olağan biçimlerinden biri hâline gelir. Bu durumda, hukuk kurallarını çiğnemek, iş dünyasının kendi kuralları ihlal edilmediği sürece itibarı zedelemeyebilir; yasa dışı yöntemler ise "ticari zorunluluk" yahut "işin gereği" olarak görülebilir.
Sutherland için şirketler, siyasal iktidar, kamu görevlileri, düzenleyici kurumlar ve hatta hukuk dünyası da birbirinden yalıtık değildir. Bu farklı alanlarda yer alan kişiler, ortak bir sınıfsal köken ve toplumsal çevrenin yanı sıra çıkar ve ilişki ağları üzerinden de birbirine bağlandıkça, beyaz yakalı suçların yalnızca işlenmesi değil, üzerlerinin örtülmesi ve cezasız bırakılması da kolaylaşır. Böyle bakıldığında beyaz yakalı suç, kapitalist düzende "ahlaki" bir sapma olarak değil, kâr arayışı, rekabet ve güç ilişkilerinin örgütlenmesi içinde süreklilik kazanan yapısal bir olgu olarak karşımıza çıkar.
Beyaz Yakalı Suç, nihayetinde bize yalnızca egemen sınıfların da suç işlediğini söylemez. Çok daha rahatsız edici bir soru sorar: Bir eylemin suç olduğuna kim karar verir ve kimler suçlu sayılmama ayrıcalığına sahiptir?



(Tanıtım Bülteninden)

QNB Finansbank Kartları
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
2 288,37    576,73   
3 198,89    596,67   
6 102,41    614,46   
9 70,67    636,02   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat