Seri Tutku 1 - Döngü Direnç Yangın Yavuz

Seri Tutku 1 - Döngü

Yaşam ve ölüm arasındaki ince çizgide iyi bir cambaz olup, ustaca yaşamak yetmiyordu, ölü zamanın canlı anılarıyla da baş etmek gerekiyordu. Yaralamaktan çürüttüğü yüreklerin yasını tutmuyordu çünkü o zaman dilimi, her seferinde...
Stokta var
Kargo Ücreti: 45,00 TL
indirimli
58,40TL
Taksitli fiyat: 9 x 7,43TL
9786257318006
1207064
Seri Tutku 1 - Döngü
Seri Tutku 1 - Döngü
58.40

Yaşam ve ölüm arasındaki ince çizgide iyi bir cambaz olup, ustaca yaşamak yetmiyordu, ölü zamanın canlı anılarıyla da baş etmek gerekiyordu. Yaralamaktan çürüttüğü yüreklerin yasını tutmuyordu çünkü o zaman dilimi, her seferinde kendine yeni kurbanlar buluyordu. Kurbanlarının toprak olan bedenlerinden ayrılıp, başka bir boyuta geçiş yapan ruhlarının kaderini bile o zaman dilimi belirliyordu. Ya cehennemdi ruhun cezası ya da cennetti mükafatı. Ve masumiyet karanlığa gömülmüşken, en dip köşemize çekilmiş beyaza sarılarak yaşayabilmekteydi mesele.

Ve bu mesele onun için büyük bir ihanetti. Karanlıkla el ele verip, oyunlar oynayan hayatı yaşarken zifiriye bulanmış ruhuna rağmen, ak duygulara yenik düşenlereydi öfkesi ve yenilmişlerin yaşam kızılını akıtarak duyduğu haz, aslında özgür bıraktığı şeytani ruhların zafer çığlıklarına duyduğu hazdı. Herkesin imtihanıydı geçmişi, hatırlayıp yutkunduğunda genizde yakıcı bir tat bırakan sofistike bir sınav. Ve hayat, geçmişimizden saklanmamız için kollarını yüzüne kapayıp, bıraktığı küçük aralıktan gizlendiğimiz yeri gözetleyerek, yaptığı hileden büyük bir zevk duyuyor, sinsi sırıtışıyla baştan sobelediği bizim için, formaliteden seslice sıralıyordu sayıları, sobelendiğini kabul etmeyenler için onun saydığı gibi.

“Bir-iki-üç……”



(Tanıtım Bülteninden)


Kitabın Özellikleri
Stok Kodu:
9786257318006
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2021
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe

Yaşam ve ölüm arasındaki ince çizgide iyi bir cambaz olup, ustaca yaşamak yetmiyordu, ölü zamanın canlı anılarıyla da baş etmek gerekiyordu. Yaralamaktan çürüttüğü yüreklerin yasını tutmuyordu çünkü o zaman dilimi, her seferinde kendine yeni kurbanlar buluyordu. Kurbanlarının toprak olan bedenlerinden ayrılıp, başka bir boyuta geçiş yapan ruhlarının kaderini bile o zaman dilimi belirliyordu. Ya cehennemdi ruhun cezası ya da cennetti mükafatı. Ve masumiyet karanlığa gömülmüşken, en dip köşemize çekilmiş beyaza sarılarak yaşayabilmekteydi mesele.

Ve bu mesele onun için büyük bir ihanetti. Karanlıkla el ele verip, oyunlar oynayan hayatı yaşarken zifiriye bulanmış ruhuna rağmen, ak duygulara yenik düşenlereydi öfkesi ve yenilmişlerin yaşam kızılını akıtarak duyduğu haz, aslında özgür bıraktığı şeytani ruhların zafer çığlıklarına duyduğu hazdı. Herkesin imtihanıydı geçmişi, hatırlayıp yutkunduğunda genizde yakıcı bir tat bırakan sofistike bir sınav. Ve hayat, geçmişimizden saklanmamız için kollarını yüzüne kapayıp, bıraktığı küçük aralıktan gizlendiğimiz yeri gözetleyerek, yaptığı hileden büyük bir zevk duyuyor, sinsi sırıtışıyla baştan sobelediği bizim için, formaliteden seslice sıralıyordu sayıları, sobelendiğini kabul etmeyenler için onun saydığı gibi.

“Bir-iki-üç……”



(Tanıtım Bülteninden)


Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat