Makamat-ı Evliya Akşemseddin Mehmet B. Hamza

Makamat-ı Evliya

Zevk-ü sefâ'ya bir tepki olarak doğan İslâm sûfîliği, yerin göğün gerçek sahibi, efendisi Allah'a kulluğu hedeflemiştir. İç âlemi nurlandırmak, hakîkat-ı Muhammediyye'ye (insan-ı kâmile) nâil olmak onların en büyük arzusuydu. Bu...
Stokta var
Kargo Ücreti: 75,00 TL
indirimli
90,20TL
Taksitli fiyat: 9 x 11,83TL
Havale/EFT ile: 88,40TL
9786256631496
1396140
Makamat-ı Evliya
Makamat-ı Evliya
90.2

Zevk-ü sefâ'ya bir tepki olarak doğan İslâm sûfîliği, yerin göğün gerçek sahibi, efendisi Allah'a kulluğu hedeflemiştir. İç âlemi nurlandırmak, hakîkat-ı Muhammediyye'ye (insan-ı kâmile) nâil olmak onların en büyük arzusuydu. Bu duygular içinde hayatlarını idâme ettiren büyük sûfîler, Uzakdoğu'da, Anadolu da, erişebildikleri her yerde Müslümanlığı anlatmışlardır. Onların bu alçak gönüllü, ahlâklı duruş ve yaşamları karşısında geniş halk kitleleri Müslümanlığı kabul etmişlerdi. Hatta ilk sûfiler, kendilerini geniş halk topluluklarının içine atmışlar, gelene-geçene dinin özü hakkında bilgi vermişlerdir.

İşte Akşemseddin hazretleri de bu kutlu yolu tutmuş, yetmiş yıllık ömrünü hak ve hakîkat yoluna feda etmiştir. Herkesin konuşmakta, ifâde etmekte zorlandıkları ve sırlarını halk'tan sakladıkları bir zamanda, bu meseleler hakkında konuşmuş, bu kıymetli eserinde Tasavvuf terimlerini, özellikle de Ricâlu'l-Gayb ve Rûh-ı Muhammediyye' konusunu veciz bir şekilde anlatarak, içinde bulunduğu konumu ifâde etmekten çekinmemiştir.



(Tanıtım Bülteninden)

Kitabın Özellikleri
Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786256631496
Boyut:
13,5 x 21
Sayfa Sayısı:
72
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
Kategoriler:

Zevk-ü sefâ'ya bir tepki olarak doğan İslâm sûfîliği, yerin göğün gerçek sahibi, efendisi Allah'a kulluğu hedeflemiştir. İç âlemi nurlandırmak, hakîkat-ı Muhammediyye'ye (insan-ı kâmile) nâil olmak onların en büyük arzusuydu. Bu duygular içinde hayatlarını idâme ettiren büyük sûfîler, Uzakdoğu'da, Anadolu da, erişebildikleri her yerde Müslümanlığı anlatmışlardır. Onların bu alçak gönüllü, ahlâklı duruş ve yaşamları karşısında geniş halk kitleleri Müslümanlığı kabul etmişlerdi. Hatta ilk sûfiler, kendilerini geniş halk topluluklarının içine atmışlar, gelene-geçene dinin özü hakkında bilgi vermişlerdir.

İşte Akşemseddin hazretleri de bu kutlu yolu tutmuş, yetmiş yıllık ömrünü hak ve hakîkat yoluna feda etmiştir. Herkesin konuşmakta, ifâde etmekte zorlandıkları ve sırlarını halk'tan sakladıkları bir zamanda, bu meseleler hakkında konuşmuş, bu kıymetli eserinde Tasavvuf terimlerini, özellikle de Ricâlu'l-Gayb ve Rûh-ı Muhammediyye' konusunu veciz bir şekilde anlatarak, içinde bulunduğu konumu ifâde etmekten çekinmemiştir.



(Tanıtım Bülteninden)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat